KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Birimi

Üniversitemiz 20 Kasım Dünya KOAH Günü Nedeniyle Bilgilendirme Mesajı Yayımladı-20.11.2020

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi tarafından 20 Kasım Dünya KOAH Günü kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme mesajı yayımlandı.

KOAH’ın [Kronik (müzmin), Obstrüktif (tıkayıcı), Akciğer Hastalığı] önemli bir küresel halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken KSÜ Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunu olan KOAH konusunda halkın bilinçlendirilmesi, risk faktörlerinin azaltılması ve gerekli sağlık politikalarının oluşturulabilmesi için tüm kurum ve sivil toplum kuruluşlarının güç birliği içerisinde projeler üreterek hayata geçirmelerinin gerekliliğine vurgu yaptı.

KSÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurhan Atilla da, 20 Kasım Dünya KOAH Günü nedeniyle KOAH hakkında merak edilenlere ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

KOAH Nedir?

KOAH; [Kronik (müzmin), Obstrüktif (tıkayıcı), Akciğer Hastalığı] nefes yollarında mikrobik olmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan, hava yollarının çapında daralma ile seyreden bir hastalıktır.

Hangi sıklıkta görülür?

KOAH görülme sıklığı 40 yaş üstü erişkinlerde dünyada ortalama %11,7, Türkiye’de ise bölgesel değişiklik göstermekle beraber %19,1’e çıkan oranlarda bildirilmiştir. Yani her 5 kişiden birinin KOAH olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde 4 milyon civarı KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ancak tanı alan hasta sayısı 400 bin civarındadır.

KOAH için risk faktörleri nelerdir?

KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü sigara başta olmak üzere tütün ürünleridir (nargile, puro, pipo, ısıtılmış tütün ürünleri). Ayrıca evlerde odun ve tezek yakılmasıyla ortaya çıkan dumanlar, mesleki olarak kimyasal gaz ve tozlara maruz kalmak, dış ortam hava kirliliği, genetik faktörler de KOAH oluşumunda etkilidirler.

KOAH’lı bir hastanın şikâyetleri nelerdir?

KOAH’da en sık görülen yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmadır. Hastalar genellikle bu şikâyetlerini sigaraya bağladıklarından hekime başvurmakta gecikirler.

KOAH tanısı nasıl konur?

KOAH tanısı, “nefes ölçüm testi” ile kolayca konur. Bu test basit ve ağrısızdır. Göğüs hastalıkları uzmanı olan hastanelerde yapılmaktadır.

Nefes ölçüm testi için kimler hastaneye başvurmalı?

Özellikle 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ”nefes ölçüm testini” yaptırması gerekir.

KOAH’ın tedavisi mümkün müdür? Tedavide neler yapılır?

En etkili tedavi tüm zararlı toz, duman gibi maruziyetlerin önlenmesidir. Özellikle sigara içenlerin acilen sigarayı bırakması sağlanmalıdır. Sigara bırakma yöntemi olarak bu hastalarda asla elektronik sigara kullanılmamalıdır. KOAH tedavisinde “inhaler” adı verilen solunum yolu ile uygulanan ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar nefes yolundaki hücrelere bağlanarak etki ederler. Sigara ise ilacın bağlanarak fayda göstereceği hücrelere zarar verir. Dolayısıyla sigara içmeye devam eden hastalarda bu ilaçların tedavi edici etkinliği azalır. Haftada ortalama iki saat orta tempolu yürüyüş yapan hastalarda hem KOAH nedeniyle hastaneye başvurularda hem de bu hastalık nedeniyle ortaya çıkan ölüm oranlarında %40 azalma saptanmıştır. Bu sebeple hafif ve orta düzey KOAH hastalarında yürüyüş önerilmektedir. Solunum yetmezliği gelişen hastalarda evde oksijen tedavisi uygulanır. Bunun dışında grip ve zatürre aşılarının yapılması da önerilmektedir.

KOAH ve COVID-19

KOAH hastalarında COVID-19’un daha sık görüldüğüne dair veri yoktur. Ancak COVID-19’un KOAH tanısı olan hastalarda, ek hastalığı olmayanlara göre 5 kat daha ağır seyrettiğine dair yayınlar mevcuttur. KOAH hastaları da toplumun tüm bireyleri gibi COVID-19’a karşı standart kişisel koruyucu önlemleri almalıdır. KOAH atakta görülen yakınmalar, COVID-19 enfeksiyonunda da görülebilir. Şüphe durumunda hekime erken müracaat edilmesi önemlidir.